Murat GENÇOĞULLARI

Murat GENÇOĞULLARI

info@muratgencogullari.com.tr

Avukat olmadan Dava adamı olmak

     Recep Tayyip Erdoğan davasını, memleket sevdasını, bu davaya sarılışını; henüz dava almaya hak kazanmadan, henüz Hukuk fakültesi öğrencisi iken sahiplenmiş birini düşünün…

   Bu kişi kısıtlı imkânlarla Marmara Üniversitesi Hukuk fakültesini kazanıp, hayatında ilk defa İstanbul’un yolunu tutar. Çok geçmeden asıl meselenin, Hukuk Fakültesini kazanmak olmadığını, burada okuyabilmenin maddi şartlarının ne kadar ağır olduğunu fark eder.  Ekmek alacak parayı, otobüs parasını dahi hesaplamak gibi bir mecburiyet içinde tahsilini devam ettirme bilinci içinde okuluna gidip gelir… Annesi, memleketinden ‘ona’ otobüsle erzak ve kahvaltılık malzeme gönderir, kendisi bunlarla idare eder ve bu haline şükreder... 

     Arkadaşı birgün ona: İstanbul Büyükşehir Belediyesinin öğrenci bursu verdiğini söyler ve müracaat etmesini tavsiye eder… Okula gittiği için hafta içi gidemez lakin, hafta sonu Belediyenin yolunu tutar. Belediye’ye gittiğinde Başkanlık katına girer ve orada yetkililerle karşılaşır. Hafta sonu mesai yapanları görünce;  memlekete hizmet etmenin, esasen hayatını millete adamanın olduğunu orada idrak eder… Derdini anlatır... talebini yazar... ve o anda "Recep Tayyip Erdoğan" içeri girer… Kendisi “milletin adamına” memleketinin selamını  verir... durumunu izah eder...  Nihayetinde;  Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile burs almaya hak kazanır ve orada; Tayyip Erdoğan sevdasını kalbine eker.  

Artık bu kişinin kim olduğunu söyleyebilirim…  Adı: “Adem YEŞİLDAL”. Yani diğer adı: “Avukat olmadan dava adamı olan adam

      Antakya’ya gelip Avukat olduktan sonra, yaşı henüz  yirmi beş iken, minnet duyduğu R. Tayyip Erdoğan’ın kurduğu Ak Parti’de  kurucu Merkez ilçe başkanı olur. O tarihte Antakya  merkez ilçenin:  1 İl Belediyesi,  21 Belde Belediyesi, 66 köy, 43 mahalle,  732 sandığı olan bir çalışma alanı olduğunu ayrıca belirtmek isterim. Adem Yeşildal, beş buçuk yıl merkez ilçe başkanlığı yaptıktan sonra, 2006 yılında, yapılan il kongresinde; İl Başkanı olarak seçilir. Kolektif çalışmanın yanında, bireysel çabaları ile örnek çalışmalar yapar.  2011 yılına kadar,  beş yıl İl Başkanlığı görevini yürütür. 2011 genel seçimlerinde Hatay Milletvekili a.adayı olur. Halkın teveccühü ve Genel Başkan’ın takdiri ile listeye girerek Hatay Milletvekili olur. Hayatının en güzel günlerini, gençliğini Ak Parti’de görevini layığı ile yapmak dışında maddi bir şeylerle uğraşmaz.

"Bizim buralarda, yıllar önce köylerinden göç edip kente yerleşenler, başka köylerden kız alanlar, köyleri ile ilgili durumları, gelişmeleri, vefat edenleri, kimin muhtar olduğunu v.b gibi konuları; Adem bey’e sorarlar."

     Kişilerin çıkarları, kişisel taleplerin uygunluğu konusuna son derece hassas ve dikkatli olması, Devlet ve Siyasi terbiyesi  her zaman takdir edilmiştir.  Kişilerin menfaatlerini bir kenara koyarak, memleket menfaatlerini gözetip kollamış olduğundan,  memleketin kanını emmek isteyenlerin hedefi haline gelmiş olması; doğru işler yaptığını kanıtlamıştır.  Sosyal medyada;  Adem Yeşildal üzerinden yapılan propagandanın, kimler tarafından yapıldığını gördüğümde,          Adem Yeşildal ile bir kez daha gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. 

   “15 Temmuz” Hain Fetö’nün darbe girişimi sonrası;  siyaseti ve Yargılama sürecini sulandırmaya, Ak Parti’yi  ve Milletvekillerini itibarsızlaştırmaya yönelik yürütülen asimetrik veya doğrudan, manipülasyon ve asparagas söylemlerin bir Fetö talimatı olduğunu ve Fetönün ekmeğine yağ sürdüğünü, bilmesi gereken kişi ve kurumlar zaten  bilmektedirler.  Bu kişilerin Ak Partili, Reisçi, Ülkücü gibi ambalajlara sarılarak kamufle olmaları mümkün değildir. Ak Parti’deki mekanizma, trol ekiplerinin ve kripto fetöcülerin farkında olmayacak kadar aciz değildir. Ak Parti Genel Merkezi; millet adına feraset ve liyakat sahibi şahsiyetlerin görev yaptığı bir kurumdur.

          Unutulmamalıdır ki; Ak Parti siyasetini “millet” dizayn eder, çapulcular değil.

  Muhalif kişi ve kişilerin, seçim sathında, bu karalama kampanyasını yürüten kişileri desteklemesi,  bu operasyonun ne kadar derin ve sistemli olduğunu göstermektedir. Bizim sosyolojik kodlarımızda, sağduyu hakimdir.  Milli ve manevi değerlerimiz vardır.  Milli değerlerle kavgalı olan gruplar, kamu vicdanında mahkûm edilirler.

 Milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğu bir süreçten geçtiğimiz, asla unutulmamalıdır.   

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom